İkinci yazım olacak bu. Neyse, bodoslama konuya girelim.

Programlama

Programlama dili öğreneceksek ilk başta hangi dilin ne olduğunu, dil ailelerini anlatarak canınızı sıkmak görevimiz. Ama biz öyle yapmıycaz.

Olaya ilk programcıyla başlayalım. Augusta Ada Byron King. Yani Lovelace Kontesi. Kontes, evet. Bunu okuyan bayanlar lütfen yorum yazsın :) Ada, 10 Aralık 1815 yılında doğmuş. Daha 1 aylıkken, annesi ile babası ayrılmışlar. (Ortam bulanıklaşıyo yine …) 8 yaşında geçirdiği bir rahatsızlık yüzünden 1 yıl boyunca yatak istirahati yapmış. “İyi yırtmış okuldan” diyceksiniz ama hayır, eğitimine devam etmiş (ettirilmiş).

Ada, matematik manyağıymış… Herneyse ya. Sonuçta bi adam analiz makinesi diye bişi yapacakmış (hala yapacak). Ada da ona bi program yazmış. Neymiş bu program Bernoulli Sayıları’nı bulacakmış. (ne olduğunu ben de anlamadım tam olarak) . Herhalde birinin ahı tutmuş, makine yapılamamış. Ada da üzüntüsünden kendini içkiye vermiş. 37 yaşında rahmetli olmuş.

İlk programcının da kim olduğunu öğrendikten sonra, programlamayla ilgili garip düşünceleri yok edelim.

1.) “O siyah ekrana: ‘MSN Şifreni Kıran Program’ yazınca yapıyo mu cidden???”

C.1.) Hayır kardeş, yapmıyo. Cidden. “Haydar’ın MSN şifresini yaz. Lütfen.” desen bile yapmaz. Daha belirleyici bişiler yazman lazım. Hangi Haydar? Haydar’ın hangi MSN’i?

2.) “Ya abi, ben bu işe başlıycam da, bi sakatlık çıkmaz di mi? Hani ne biliyim, yanlış bişi yazarız, bilgisayar sinirlenir, bi daha açılmaz…”

C.2.) Korkma, bişe olmaz. Yan etkileri çok belirgin değil. Bilgisayar sinirlenir diyosan, sana sinirlenecek bilgisayarın…

3.) “Aa. (Bana bakarak) E bu konuştu…”

C.3.) Ya, programcıyız dedik, uzaylı değil…

Bu gider böyle…

Programlama Dilleri

Arkadaşlar, programlama dil(ler)inizi iyi seçin. Programlama dili, FRP’deki takım arkadaşları, RPG’deki itemler gibidir. Mage’e Raptor fayda etmez. Assassin de Nova atamaz. Takada, Flame Strike atamaz… Bu işler öyle.

Programlama dilleri de böyledir. Her dilin yaratılmasında bir amaç vardır. (Bazı diller sadece insanlara eziyet olsun diye, ya da zevk olsun diye yaratılırlar. Olsun, bu da bi amaçtır.) Bu amaç da, genellikle bazı işlerin daha rahat yapılmasıdır. Ama eşit-takas ilkesi gereğince, bazı işlerin de zorlaşması gerekir. Misal;

Assembly, yani sembolik makine dili, direkt bilgisayarın anladığı koda dönüştürülür. Ama assembly yazmak yorucudur.

BASIC, cidden basittir. İki saatte program yazacak kadar BASIC öğrenebilirsiniz. Ama BASIC ile USB Disk sürücüsü yazmazsınız.

Prolog, aşmış yapay zeka dilidir. Ama “Bana sin(48)*cos(34) yaz” demeye alışmanız zor olabilir.

Gördüğünüz gibi, FMA’daki eşit takas burda da geçerli. Ama bunu yararımıza kullanıcaz. En işimze yarayan dilleri, en işe yaradıkları yerde kullancaz. Ama önce, ne yapacağımıza karar vermeliyiz. Yani programlamayı ne için öğrendiğimize.

Burada bütün dilleri anlatamayacağımıza göre, derslerini vereceğimiz her dilin ilk sayfasını bu konuya ayıracağız. Yani ilk sayfalarda “bu dilin nesi iyi, nesi kötü” diyecez. Gerekirse “Bu dil Pis, iğğh” bile derim ben =)

İlk iki dilimiz C ve PHP olacak. Sonra BASIC veririz belki. Şimdilik kalın sağlıcakla.

Bu yazı 19 Temmuz 2008, Cumartesi günü gönderildi.
Toplamda 20 kere okundu.
Kategorileri: Genel.
OOOOO
1 oy - Sonuçları görmek için oylayın!

Henüz yorum yok

“Dil Seçmek” yazısına yorum yapın.